hale172.sitemynet.com
Manhat Gazete 15.sayı Şubat ayı MANHAT GAZETE 16.SAYI-MART Manhat Gazete 17.sayı Nisan MANHAT GAZETE 18.SAYI MAYIS MANHAT GAZETE 19.SAYI HAZİRAN MANHAT GAZETE 20 TEMMUZ AYI MANHAT GAZETE 21.SAYI AĞUSTOS MANHAT GAZETE 22.SAYI EYLÜL Manhat Gazete 23.sayı Ekim MANHAT GAZETE 24.SAYI KASIM 2007

Manhat Gazete 23.sayı Ekim

Hakan Çetinkaya

"O bir usta"

resim001.jpg

resim002.jpg

Hocanın sözünü dinle yaptığını yapma.

Ekeçik XC Yarışmaları

Ülkemizde bu sene içersindeki Cat2 sınıfında üçüncü ve 19-23 Eylül tarih
araliğinda yer alan ve son yarişma olan Yamaşüt Open yamac paraşütü
şampiyonası Aksaray Ekecik dağında yapıldı.İlk günkü 48 km lik task birincisi Semih Sayir.
İkinci günkü 81 km lik task birincisi Özay Zorlu.

Bu sene ülkemizdeki tüm yamac paraşütü pilotlarının biraraya gelmesiyle
ve katilimlariyla düzenlenen Cat2 ulusal yarismalar Pre-PWC Denizli, THK Kayseri
ve son olarak da Yamaşüt Open Ekecik sonrasinda 2007 yili Türkiye Pilotlar
siralamasi belli oldu. Böylece bir ilk daha gerçeklesmis oluyor.

Dolayisiyla tüm Türk pilotlarin buna sahip çikmasi ve katilmasi gerekiyor.

Uçmak, yarişmak veya yarişma teçrübesi kazanmak isteyen yp pilotları
bu haftasonu Ekecik'teydi.

Yamasut Ekecik Task1 ve Task2 Sonuclari

Yamasut Task1 Sonuclari : 19 Eylul 2007
1 Sayir, Semih Gin Boom4 TR : 841.0 Goal
2 Yildirim, Yigit Ozone MantraR TR : 815.0 Goal
3 Zorlu, Ozay Axis Venus TR : 793.0 Goal
4 Etike, Yurdaer Gradient AvaxXC TR : 715.0 Goal
5 Dal, Isa Gin BoomSport TR : 673.0 Goal
6 Korolev, Dmitry Gradient AvaxSR7 RU : 563.0
7 Yildiz, Abdullah MacPara Magus5 TR : 542.0
8 Hoyraz, Mevlut MacPara Magus4 TR : 414.0
9 Uygun, Cenk Airwave Magic4 TR : 381.0
10 Akcalar, Hakan Swing cirrus4 TR : 379.0
11 Dursun, Mehmet Swing Stratus6 TR : 372.0
12 Babur, Ozgun Airwave Mustang TR : 368.0
13 Yakushin, Sergey SkyCountry Scorpion RU : 357.0
14 Akturk, M.Umut Airwave Magic4 TR : 348.0
15 Kiroglu, Savas Gin BoomSport TR : 345.0
16 Kara, Celal Advance Sigma6 TR : 301.0
17 Ilker, Serdar Ozone Addict TR : 268.0
18 Kargin, Emre Ozone Mantra TR : 178.0
19 Ozmen, Melih Fikri Gradient Onyx TR : 153.0
19 Alkan, Ismail Ozone Vibe TR : 153.0
21 Bastug, Erdem Ozone Octane TR : 152.0
22 Yilmaz, Onur Prodesign Accura TR : 144.0
23 Ozan, H.Avni Apco Salsa TR : 143.0
24 Ates, Okan Ozone Vibe TR : 138.0
25 Ozel, Serhat Airwave Mustang TR : 118.0
26 Ceyhun, Zafer Gin Boom4 TR : ABS
26 Kaya, Bilal SOL Tracer Proto TR : ABS
Yamasut Task2 Sonuclari : 20 Eylul 2007
1 Zorlu, Ozay Axis Venus TR : 990.0 Goal
2 Yildirim, Yigit Ozone MantraR TR : 970.0 Goal
3 Hoyraz, Mevlut MacPara Magus4 TR : 964.0 Goal
4 Sayir, Semih Gin Boom4 TR : 789.0 Goal
5 Dursun, Mehmet Swing Stratus6 TR : 744.0 Goal
6 Dal, Isa Gin BoomSport TR : 736.0 Goal
7 Korolev, Dmitry Gradient AvaxSR7 RU : 717.0 Goal
8 Etike, Yurdaer Gradient AvaxXC TR : 576.0
9 Akturk, M.Umut Airwave Magic4 TR : 532.0
10 Yildiz, Abdullah MacPara Magus5 TR : 531.0
11 Akcalar, Hakan Swing cirrus4 TR : 510.0
12 Ates, Okan Ozone Vibe TR : 499.0
13 Babur, Ozgun Airwave Mustang TR : 494.0
14 Uygun, Cenk Airwave Magic4 TR : 493.0
15 Kiroglu, Savas Gin BoomSport TR : 296.0
16 Alkan, Ismail Ozone Vibe TR : 286.0
17 Ozmen, Melih Fikri Gradient Onyx TR : 218.0
18 Yakushin, Sergey SkyCountry Scorpion RU : 182.0
19 Kara, Celal Advance Sigma6 TR : 108.0
20 Bastug, Erdem Ozone Octane TR : 104.0
21 Kargin, Emre Ozone Mantra TR : 100.0
21 Ozel, Serhat Airwave Mustang TR : 100.0
23 Yilmaz, Onur Prodesign Accura TR : 96.0
24 Ilker, Serdar Ozone Addict TR : 94.0
24 Ozan, H.Avni Apco Salsa TR : 94.0
26 Ceyhun, Zafer Gin Boom4 TR : ABS
26 Kaya, Bilal SOL Tracer Proto TR : ABS

resim004.jpg

Hakan kim..

Bir sonraki makalemde nasılsa hayatımda olmadığım kadar ciddi olacağım. O yüzden vizikositemde biraz artışın zararı olmaz diye düşündüm. Şimdiden uyarayım sonra vay neden baştan söylemedin kaskımızı takar yedeğimizi katlardık demeyin. Adım Hakan Çetinkaya rivayete göre 1976 da doğmuşum. Annem o yıllarda babamla beraber bir hata yapmış ve olmadık birisini (yani beni) dünyaya getirmişler. Oda yetmemiş kalan tahtaları da üşüteyim diye Karsın Sarıkamış ilçesinde kundaklı halimle beni karda yuvarlayarak büyütmüşler. O tarihlerde bundan zevk almam iyi bir doğa sporcusu olacağımın belirtisiydi herhalde. Çeşitli yerleri gezerek babam görevini icra ederken bende değişik okullarda asayişi bozmaya çalışa durayım, dayım Yılmaz Bal bana sonradan edeceği itiraflarda açıkladığı gibi özellikle son ana kadar bekleyip THKnın serbest paraşüt katılım formlarını bana yollamış. Ana fikir çok basit; nasılsa bu kadar belgeyi 3 gün içinde tamamlayıp teslim edemez, bende hem iyi dayı olurum hemde yeğenimi kendisini 1200 metreden aşağı atması için teşvik etmiş olmam. Lakin şansım yaver gidip normalde 1 haftada alınan sağlık raporunu bir günde alabileceğim bir hastane buldum. Neyseki gittiğim gün kurul toplanmış. Diğer belgelerle birlikte ertesi gün acele posta ile yolladım. Birde telefonla evrak takibi yapınca THK çalışanları azmime hayran kalmış olsa gerek beni kabul ettiler. 1992 de aldığım serbest eğitimden sonra birkaç yıl daha serbest paraşüte devam ettim. 1994 yılında yani üniversiteye hazırlandığım yıllarda THK da eğitim alırken Mehmet Tuzcu arkadaşımız bize çok merak ettiğimiz yamaç paraşütünü anlattı ama bir yıl kadar başlamak mümkün olmadı. 1995 yılında ilk uçuşlarıma başladım. O sıralar fazla uçuş yapamıyordum çünkü kendi kanadım yoktu. Birkaç yıl bu böyle devam etti. Sonra 1996 yılında ODTÜ Fizik bölümünü kazandım ve nedendir bilinmez ilk yıl dağcılığa başladım. Aradan bir yıl geçti ODTÜ havacılık topluluğuna girdim. Bir dönem orada uçuş yapmaya çalıştım ama ne yazık ki kimse benim uçuyor olduğuma aldırmadığı için uzun süre tepede bekledim. Eğitim alman lazım dediler peki dedim aldım. Ama bir türlü uçuş yapamayınca bir dönemde bir kaç uçuş beni kesmedi ve topluluktan ayrıldım. O yaz elime geçen tüm paraları biriktirip marmarise garsonluk yapmaya gittim. Hatta yol parasını bile biriktirebilmek için otostopla gidip geldim. Giderken 2 günüm yollarda geçti. Tabi bide dönüşü var. Ve nihayet ilk kanadım ailes-de-k. Genair 90i aldım. Sonra bu kanatla yıllarca uçtum.
Bu sırada ODTÜ dağcılık topluluğunda eğitmenlik yaptım ve sanırım 2000 yılında ODTÜ mezunları derneğinde kaya tırmanışı ve yamaç paraşütü kursları vermeye başladım. İki yıl bayunca kimsenin bir tarafını kıramayınca hırslandım ve değişik yerlerde kurslar açtım. Baktım bu işi yaparak birilerinin canını yakamayacağım bende en korumasız bulduğum ilkokul çocuklarına bulaşayım dedim. Yaz kampı düzenleyen bir firmada kampın tüm dağcılık ve orienteering faaliyetlerini başka bir arkadaşla birlikte ikimiz organize ettik, fiziksel etaplarını hazırladık. Burada 7 yaşa kadar çocuklara bile zarar veremeyince tekrar yamaç paraşütü eğitmenliğine devam etmeye karar verdim. İTÜde yüksek lisansa başladım yamaç paraşütü faaliyetleri olmadığını öğrenince ben başlattım. Burada tek eğitmen olarak kursları başlatıp 3 yıl boyunca yine tek başıma tüm eğitimleri organize ettim. 200 kadar kayıt aldık. Yüzlerce uçuş yaptırdım. Bir çok arkadaşın eğitimlerini tamamladım. Baktım hala kimsenin sağını solunu kıramadım dedim ki İTÜ öğrencisi aklı başında orayı bıraktım.
Şu sıralar SIV dahil çeşitli seviyelerde eğitim vermeye devam ediyorum.
Bunların dışında aslında ben bir grafik tasarımcıyım. Profesyönel olarak 7 yıldan bu yana grafik tasarımı, logo, broşür, intenet sitesi, afiş, basılı malzeme tasarımı ve kurumsal kimlik çalışmaları yapıyorum. ODTÜ den öğrendiklerim sayesinde bu işlerin eğitimini kendi kendime almayı başardım. Bilkent grafik tasarımı hocalarına danışarak çeşitli kitap ve dergileri takip ettim. Bol bol okudum ve bu işin hocalarına danışarak sürekli kendimi geliştirmeye çalıştım.
Aslında grafik işinin altında sanatçı tarafım yatıyor. Şu an Mersin Üniversitesi Güzel sanatlar da hocalık yapan lise resim hocam Hüseyin Sönmez heykele ilk adımlarımı atmamı sağlamıştı. Daha sonra ODTÜ de altı yıl boyunca heykel atölyesinde çalıştım. Yaptığım

dsc01979.jpg

1.Şenyurt Elma Güzeli

dsc01980.jpg

çalışmalardan birisi ünlü heykeltıraş Mehmet Aksoy tarafından da oldukça beğenilmiş. Bazı atölye çalışmalarında bulundum. Ve bir heykelim ODTÜ rektürlüğüne konulmak üzere benden alındı yıllarca bir türlü yerleştirilmeyince geri aldım. Tam ilk kişisel sergimi ODTÜ kültür ve kongre merkezinde açmaya hazırlanırken İTÜ de yüksek lisansa başlayınca o sergi yattı.
Birde akademik yönüm var. ODTÜ Fizik bölümünü optoelektronik branşı ile tamaladıktan sonra İTÜ de yüksek lisansım sırasında ABDne Auburn üniversitesi tarafından çağırıldım ve orada bir makale çalışmam gerçekleşti. Makalem alanında iyi bilinen Optical Society of Amerika (Amerikan Optik Cemiyeti) tarafından basılan Aplied Optics bilimsel dergisi ağustos 2007 sayısında yayınlandı. Merak eden arkadaşlar için aha da referans
Off-axis mirror based optical system design for circularization, collimation, and expansion of elliptical laser beams Applied Optics, Vol. 46, Issue 22, pp. 5489-5499 (August 2007) Mert Serkan, Hulya Kirkici, Hakan Cetinkaya
Şu sıralar bir patent çalışması içindeyim ve umarım birkaç yıla kadar 3 boyutlu LCD ekranlar üretmek için bir patent alıp köşeyi döneceğim. O zaman eğitimlere devam edeceğim ama sadece birkaç öğrencim olacak en fazla ben uçacağım. Şimdi benden başka herkes uçuyor yaa. Öğrenci diyorum götürüyorum sağa sola. Onlar havada ben yerde.
Yetmedimi demeyin yetmedi. Tüm bunların arasında bende bilmiyorum nasıl ama vakit buldum ve 11 yıl boyunca atletizmle uğraştım. Uzun süre önce bıraktığım atletizmde Türkiye 4. lüğü ve Balıkesir bölge birinciliklerim oldu. Atletizmden önce ortaokulda taekwondo ile ilgilenmiştim ve o sıralar Tekirdağ bölge şampiyonluğu elde ettim. Ama sonra suratıma yediğim tekmeler beni aptal edermi endişesi ile bırakmaya karar verdim. (kuyruklu yalan salak olmak sorun değildi de bir keresinde suratımda patlayan tekme ile bir hafta sadece çorba içmek zorunda kalınca, mutfağın yüce gücü karşısında ezildim ve bırakma kararı aldım.)
Kendimi anlat anlat bitiremem yakışıklıyım, zekiyim, süperim, gazmana bile rakibim, ekşi sözlük yazarı arkadaşıyım. Fizikçiyim diyince doktor sanıyorlar optikçiyim diyince lens soruyorlar onlardan burda hiç bahsetmeyeceğim. Ne hallere düştük bu yaşta.
Umarım ciddi bir gazetede bu kıvamda bir yazı basılır. Aslında oldukçada ciddi yazmaya çalıştım. Malum Arif abi ne diyecek belli değil. Retük olmaz umarım bizim yazı.
Sağlıcakla kalın. Esen kalın.
Hakan Çetinkaya

Wingower

Hakan Çetinkaya' nın makalesi

Resim 1

rakkas aslında uçakların bir dalıştan önce (muhtemel bir saldırı) hedefe yaklaştıktan sonra tam hedefe dalış yapabilmek için kullandıkları bir manevradır. Wing over yani kanat üzeri adını almasının sebebi bir kanadın etrafında yükselerek dönüşe geçilmesi ve ardından gelen dalış ile tamalanmasıdır. Hareket şekil benzerliği ve kelime çağrışımı dolayısıyla Türkçeye rakkas olarak çevrilmiştir

resim1.gif

Merhabalar ilk makalemde en sevdiğim akrobasi hareketi olan wingoveri anlatmak istiyorum. Bu hareket serbest paraşütlerde başlamıştır. Ardarda yapılan sert dönüşlerden oluşur. THK serbest paraşüt eğitimleri vermeye başladığı yıllarda bu birçok teknik terim gibi bunada bir türkçe karşılık bulmuştu: rakkas. Bende yazımın kalanında bu terimi kullanacağım.
Makaleyi önce baştan sona kadar okuyun deneyeceğiniz şeyleri sonra deneyin. Şayet bilmeniz gereken noktaları bir paragraf sonra yazmış olabilirim. Asla ama asla tek bir makaleden yola çıkarak bir hareketi denemeyin. Yanınızda bir eğitmeniniz olmalı ve bir çok kaynaktan bilgi edinmiş olmalısınız. İleri seviye pilot arkadaşlara tavsiyem. Rakkası küçümsememek. Elbette herkes bir dereceye kadar bu hareketi yapıyor. Ama ileri seviyelerde hareket ciddi anlamda tehlikeler barındırıyor. Kıravat ve kanadın içine düşmek gibi. Kendi başınıza deniyorsanız bile mutlaka bunu videoya çakin ki daha sonra hareketi izleyip hatalarınızı bulabilesiniz. Ne olursa olsun hareketi tamamen kavrayana dek. Sadece ve sadece su üzerinde yapın. Daha az tecrübeli arkadaşlar ise sadece ve sadece bir eğitmen eşliğinde yapsınlar.
Harekete bir dönüşle başlıyoruz, sert bir dönüşle. Diyelim ki sağa doğru döndük. Yarım frenle yapılacak ani bir dönüş yeterli olur. Arkasından frenlemeyi bırakıp kanadın dalmasına izin verin. Dalışa geçtiği sırada sol tarafı frenleyin. Her bir dönüşte yaptığınız frenleme daha da azalmalı şayet hareket git gide büyüyecektir. Temelde hareket arka arkaya yapılan bir sağa bir sola dönüşlerden oluşur. Her dönüş sonrasında kanat hucum eder. Arkasından diğer dönüş başlar. Şimdi gelelim nasıl öğreneceğiz bu işi.
Başlangıçta dönüşleri ağırlık aktarımı kullanmadan sadece frenleme ile deneyin. Fakat bu aşamada kanadın sizden daha aşağıya inmesine izin vermeyin. Uzunca bir süre küçük dönüşlerle yetinin. Eğer kanat istediğinizden daha fazla saldırıyorsa frenlemeyi azaltıp hareketi küçültmeniz gerekir. Kanat en fazla önünüze kadar gelmeli. Daha sert ise tehlikedesiniz demektir. Hareketi mümkün olduğunca uyumlu yapın. Kanadın hareketlerini görmeniz gerektiği kadar konumunuzuda çok iyi belirlemeniz gerekir. Her bir dönüşte kanat biraz daha hız kazanacağından bir sonraki dalışı daha fazla olacaktır. Özellikle ilk birkaç dönüşte her dönüşü biraz daha az frenle yapın. Buna rağmen hareketin git gide daha derinleştiğini her dönüşün daha sert ve her dalışın daha hızlı olduğunu göreceksiniz. İdeal rakkas sırasında sizin üstünüzde uçan bir kanat aşağıda sizin 8 şeklindeki rotanızı görmeli. Bu sekiz deseni bir tarafa doğru dönmemeli yada asimetrik olmamalıdır. Hayal edip havada nasıl bir şekil çizdiğinizi algılamaya çalışın. Her bir dönüş diğerinin tamamen simetriği olmalı. Ne daha sert ne daha yumuşak. Aynı derinlikte aynı sertlikte. Derinlikten kastettiğim ise kanadın dalışı.
Dönüş anı kanadın en yüksek hızdaki anına gelmeden hemen önce olmalı. Yani kanat dalışa geçtikten sonra siz kanadın altına gelmeden önce. Yukarıya çıkarken yapılacak dönüşler hareketin kötüye gitmesine sebep olur. Hız kaybının yanında kanadı düşük hızlarda frenleyerek virile sokabilirsiniz. Bu sebeple dönüşü yaparken gecikmeyin. Kanadınız dalışa geçmeden hemen önce en aşağıdaki durumunda kapanma yaşayabilirsiniz. Kapanmayı engellemek için kanat tam en alt seviyeye geldiğinde yani dönüşünüz tamamlandığında her iki frenide cekebildiğiniz kadar çekin. Sert rakkaslarda bunu stol seviyesine kadar yapabilirsiniz. Bu frenleme kapanma riskini azaltacaktır. Eğer frenlerde fazlaca basınç hissediyorsanız. Muhtemelen hareket daha çok küçük olduğu içindir. O zaman frenleme ile kanadın hızını kesmemek için frenlemeyi yapmamanızı tavsiye ederim. Yada frenlemeyi geç yapıyorsunuzdur ki bu daha da kötü. Zaten ilk aşamada küçük rakkaslar yapmanızı ve frenleme kullanmamanızı tavsiye edeceğim. Bu aşamada sadece kanadı tanıyın. Alıştırmamızın amacı kanadı seri dönüşlerde takip edebilmek ve ona uyum göstermeyi öğrenmek. Kanatla tam bir uyum içinde olduğunuzu hissettiğiniz zaman bir sonraki safhaya hazırsınız demektir.

Resim 2
rakkas manevrasının detaylı grafiği. Aşağıda rakkas esnasında verilen kumandalar verildiği yerler itibarı ile cizilmiştir.

resim2.jpg

Şimdi hareketi biraz daha dinamik hale getirmenin zamanı geldi. Dönüşleri yaparken birazıcık ağırlık aktarımı kullanın. Unutmayın ağırlık aktardığınız için frenlemeyi daha az yapmanız gerekecek. Ama artık hareket daha derin ve daha seri olduğu için hataya daha az yer var. Bu aşamada tavsiyem kanadı hala sizden aşağıda görmeyin. Sadece harekete biraz daha dinamiklik katın. Şimdi artık mutlaka kanat kontrolü için yapılan frenlemeyi de yapmanız gerekiyor (yukarıda bahsettiğim kapanmayı engelleyel frenleme). Dönüş sırasında kanat önünüze gelecek ve en alçak noktadan sonra siz kanadın altına kayacaksınız. İşte kanat en alt seviyeye gelmeden çok kısa bir zaman önce frenlerin her ikisinide tam stole kadar çekin ve burada kanadın altına kaymaya başlayana kadar bekleyin. Bekleme süreniz saliselerle sınırlı olmalı. Kanadın altına doğru hareketlendiğiniz an frenleri tamamen bırakın ve hemen arkasından diğer dönüş için ağırlığınız aktarın ve frenlemeyi yapın. Kanadı kontrol etmek için yaptığınız frenlemeyi öğrenirken daha ilk denemelerinizde stole kadar frenlemek harekete ciddi değişiklikler getirebilir ve kazaya davetiye çıkartmaktır. Bu sebeple frenleme işine ufak frenlemelerle başlayın. Daha sonra frenlemeyi iyice öğrendikçe daha derin frenleme yapın. Zaten frenleme henüz şart bir tepki değil çünkü kanat hala kapanmadan rahatlıkla hareketi gerçekleştirebilir. Unutmayın hala küçük güvenli rakkaslar yapıyoruz. Ama hareket ilerledikçe kanadın dalıştan önce kapanmaması için frenlenmesi gerekecek. Bu yüzden eğer daha güvenli yada daha sert rakkas yapmak istiyorsanız bu tekniği öğrenmeniz gerekecek. Ayrıca rakkasınız yumuşak olsa bile hareketi kontrol etme anlamında kesinlikle kazanılması gereken bir teknik olduğunuda unutmayın.
Biraz da püf noktalarından bahsetmek istiyorum. İleri seviyelerde harekete en fazla dinamikliği kazandırabilmek için dönüşlerdeki frenlemeyi çok çok az yapın. Hareketi büyütmek için daha çok ağırlık aktarımı kullanın. Ama çok sert bir ağırlık aktarımı olmasın. Gövdeniz 30 derece gibi yatmalı. Frenleme ise çeyrek fren yada biraz daha sert olabilir. İlk dönüşlerde acımasız olabilirsiniz. Birkaç dönüş için yarım frenleme yapabilirsiniz. Ama unutmayın dönüşleri ne kadar hızlı büyütürseniz kontrolü kaybetmeniz o kadar kolaylaşır. Frenleme zamanlaması da oldukça önemli önce ağırlık aktarımı ve hemen arkasından frenleme gelmeli. Frenlemeye başladığınızda kanadın hala altına girmemiş olmalısınız. Beklerseniz falzadan dönüş yapan kanat enerjisini kaybeder ve muhtemel bir kapanma yaşarsınız. Sert rakkaslarda kapanmalar genelde kıravatla sonlanır. Bunu engellemek için kanat altınıza geldiğinde iplerin dengesiz şekilde bollaştığını hissediyorsanız hemen hareketi küçültün, sonlandırın ve yeniden başlayın. Bunun sebebi harekette olan hatalardır. Hareketin en üst noktasında kanat öne hücum ettiğinde kolonların her ikisininde gerginliği eşit olmalı, koşum sizi bir tarafa doğru yatırmaya çalışmamalı.
Dönüşleri oturttunuz, hareketin an üst noktasında kanadı frenleyebiliyor ve dolgun şekilde kalmasını sağlayabiliyorsunuz, herşey tamamen sizin kontrolünüzde. Artık en son noktaya gelmeye hazırsınız. Bu aşamada hareketi epeyice iyi yapıyor olmalısınız. Şimdi nalatacağım şeyler başınızı ciddi belaya sokabilir. O yüzden sakın ama sakın acele etmeyin. Makale kısa ama bu aşamaya gelmeden önce yolunuz uzun. İlerlerken kanadı sürekli takip etmeniz ve biraz daha yukarı çıkmaya hazır olup olmadığınıza karar vermeniz gerekir. Bunun için mutlaka bir video kullanın. Hatalarınızı takip edin izleyin anlayın. Hareketi önce kafanızda mükemmelleştirmiş olmalısınız. Gözlerinizi kapatıp hayal edin. Yerdeyken provasnını yapın. Mümkünse dönüşleri sadece hayal etmeyin. Uygulayın. Tepede biraz komik kaçabilir ama yukarda herkesi büyülemek için buna katlanın daha da önemlisi ö büyüden sonra eve tek parça dönmek için katlanın. Bu aşama cidden çok önemlidir. Ağırlık aktarımını kanadın hareketlerini frenlemeyi dönüşleri herşeyi iyice prova edin. Yerde tıpkı hareketi yaşıyomuş gibi gerçekleştirin. Etrafınızda dönün sekizler çizin. Ağırlık aktarıp frenleri çekin. Herşey yerde bitmiş olmalı. Buna mümkün olan kötü durumlarıda eklemeyi unutmayın. Bazen provalarınız sırasında acil durum yaşayıp neler yapmanız gerektiğini yerde çözün (onlarıda anlatacağım).

Resim 3
rakkas sırasında hareketin en üst noktasında kanadın iç basıncındaki dramatik düşüş ile kanadın şeklini korumakta zorlandığı görülüyor.

resim3.jpg

Dönüşlerinizi ne kadar az frenleme ile yaparsanız hareket o kadar dinamik olacaktır, o kadar hızlı ve o kadar güvenli olacaktır. Şimdiye kadar hareket daha çok basit rakkastı, kanat altınıza geçmemişti. Şimdi olayı ciddiye alacağız. Kanadın altınıza geçmesi demek onun şişkin kalması için gereken pilot ağırlığının kalkması demek. Kanadı şişkin tutmak için artık tek şansımız merkez kaç kuvveti. Merkez kaç kuvvetinden kaynaklanan dönüşün dışna duğru oluşan kuvvet kanadımızın iplerini gergin tutacak ve kanadın şişik kalmasını sağlayacaktır. Demekki dönüşlerimizi sert yapmalı ama merkez kaç için ihtiyacımız olan hızıda en yüksek seviyede tutmalıyız. Bunun cevabı elbette az frenleme bol ağırlık aktarımıdır. Fakat bu yeterli olmayacaktır. Hareket başladığında istediğimiz enerjimiz önceleri yoktur. Bu sebeple acele etmemek gerekli. Kanadı birkaç dönüşle sert rakkaslara sokmak yeterli enerji yani yeterli hız olmadan kanadı altımıza çekmek ve kapanmasına sebep olmak demektir. Buyüzden bırakın hareket kendiliğinden büyüsün. Siz sadece hareketi doğru yaptığınıdan emin olun. Bırakın kanat ne kadar iniyorsa insin. Hatalarınızı yerde düşünün havada karar vermeyin. Havada sadece uygulayın. Eğer altınızda bir akrobasi kanadı yoksa ilk 3-4 dönüşü çok sert yapmak zaten imkansızdır. Şimdi ilk dönüşe yarım fren ve iyi ağırlık aktarımı ile başlayın. Önce ağırlık aktarın. Kanat dönüşe başlar başlamaz da fren. Arkasından kanat dalar dalmaz diğer tarafa ağırlık aktarımı ve hemen arkasından fren. İkinci dönüşte fren biraz daha yumuşak olsun ama ağırlık aktarımı aynı kalsın. 3. yada 4. dönüşte kanat artık önünüze gelmiş olmalı bu aşamada ağırlık aktarımını sadece 10-15 santim frenle destekleyin. Ağırlık aktarımı ise olabildiğince fazla olmalı. Fazladan kastım bir tarafa tamamen yatmak. Bu şekilde her dönüşü biraz daha derin yapacaksınız. Aman dikkat yanlış anlaşılma olmasın; siz aynı kumandayı vereceksiniz ama kanat daha sert dönecek. Sakın kumandalarınızı sertleştirmeyin. Her dönüş ile birlikte kanat biraz daha fazla dalacak ve bu ona biraz daha hız kazandıracak. Daha çok hızda daha fazla merkez kaç ve daha aşağıdaki kanat demektir.
Kanadın bir sonraki dönüşüne ne kadar sert gireceğinize karar verin. Eğer herşey yolunda ise aynı frenleme ve aynı ağırlık aktarımı ile devam edin. Kanadı sürekli kontrol edin. Şunlardan birini gözlerseniz hemen hareketi küçültün yada çıkın. (Bu aşamada hareketten istediğiniz gibi çıkamazsınız. Lütfen çıkış için bir sonraki paragrafı okuyun.) kanat en alttaki pozisyonda bir tarafa doğru sizi atıyorsa yani sağ yada sol kolonlar daha gevşekse ve siz bir tarafa doğru düşüyorsanız. Kanat en alttayken frenlemelerinize rağmen buruşuk bir pozisyonda ise. (resimdeki gibi) o zaman kanada yeterince hız kazandıramamışsınız demektir. Bir sonraki dönüşü daha sert yaparsanız kanat muhtemelen kapanacaktır. Biraz daha yavaşlatın ve hareketi bir daha deneyin.
Diyelim ki birşeyler yolunda gitmadi ve hareketten çıkmak istiyorsunuz. Bu durumda son dönüşünüz tamalandığında tıpkı rakkasa devam eder gibi dönüşe devam edin ama bu sefer son dönüş ile aynı yönde dönün ve dönüşünüz çok daha az ağırlık ve neredeyse sadece frenleme ile olsun. Kanat bir kaç budaktan (spiral) sonra düzgün uçuşuna dönecektir. Rakkas ne kadar ser ise kanadınız budak sırasında o kadar salınıma girecektir. Attığınız bu budak asimetrik budağa benzer birşey olacaktır. Kanadımız dönüş sırasında bazen daha çok hucum edecek ardındanda tırmanır gibi yapacaktır. Biraz sallanmaya hazır olun. Direk çıkmaya çalışırsanız muhtemelen ciddi bir kıravat yaşayacaksınız. Diğer seçenekte rakkası giderek küçültmek ve uygun bir hale gelince de bir şey yapmadanb çıkmasını beklemek olur. Ama bu zaten bozuk olan rakkası bir süre daha kontrol etmeye çalışmak demektir ve bence şu an için iyi bir seçenek değil. Belki hareket iyice oturunca olabilir.
Hareket boyunca sakın ama sakın konsantrenizi kaybetmeyin. En ufak bir dikkatsizlik başınızı ciddi belaya sokacaktır. Muhtemel sorunlar şunlar olur.

1 kanadın içine düşmek

yabancı kaynaklara baktığımızda tanım olarak iplerin tamamen bollaşması kanat içine düşmek demektir. Genelde kanadın içine düşmek denildiğinde pilotlar kumaşa temas etmek anlamında düşünürler. Ben makaleme bahsettiğim tanımı baz alarak devam ediyorum. Eğer kanadın içine düşüyorsanız. Frenleri stole kadar çekin ve dikkatle bekleyin. Siz iplerin üzerine sertçe düştüğünüzde kanat çok hızlı şekilde hucum etmek isteyecektir. Siz stolde tutmaya devam ederseniz bu sefer de sert şekilde stole girersiniz. Buyüzden ipler gerilince stolü kontrollü şekilde bırakın ama öne sertçe saldıran kanadı kontrol etmeyi de unutmayın. Kanadın altına gelirken frenleri tamamen bırakarak düz uçuşa geçin. Eğer kumaşın içine düşmüşseniz o zaman kanadı ellerinizle toplayıp yedeği ulaştığınız boşluktan atmanız gerekecektir. Acele atılan yedek bu aşamada açılmayıp ana kanada karışabilir. Yada ana kanadın türbülans bölgesinde kalarak hiç şişmeyebilir.
2 kravat
Eğer hareketin en üst noktasında kanadın tek tarafından sizi çektiğini hissediyorsanız, bir taraftaki kolonlar bol ise bu muhtemel bir asimetriğin habercisidir. Rakkas ile girilen asimetrikte genelde kravatla sonlanır. Bunu engellmek için sürekli kanadı izleyin. Kanatta bahsettiğim dengesizlik oldüğunda hemen ağırlığınızı diğer tarafa vererek rakkasın kanadın verdiği tepkinin rakkasın gidişini bozmasına izin vermeyin. Bu aşamada kanat sizin altınızda ve dönüşü tamamlamış olduğunuzdan frenlemeyi stole kadar yapıp dikkatle kanadı takip etmek alınacak ek önlmelerdir. Hemen rakkası hafifletin yada çıkın. Çünkü muhtemelen hareketin ritmini kaçırdınız ve bir sonraki dönüşte de aynı sorun olacak. Eğer kontrol edemediniz ve kanat ciddi bir asimetrik yedi ise yapacağınız en iyi şey ağırlık aktarımı olacak. Kanat asimetriği yediği zaman sizin önünüzde olacaktır. Siz kanadın altına doğru salınırken yapabildiğiniz kadar ağırlık aktarımı ile tüm yükünüzü kanadın açık tarafına verin. Her iki tarafıda frenleme yaparak kanadın (pompa değil) açılmasını hızlandırırsınız ama kanadın altına yaklaşırken çok frenleme yapamak kanadı dinamik stole götürebilir. Kanadın altına girerken frenlemeyi azaltın. Bırakın kanat uçuşuna geçebilsin. Eğer kıravat oluşmuş ise en önemli nokta kanadın dönüşünü durdurmaktır. Daha fazla detay vermeyeceğim kıravatla ilgili epeyice bilgiye ihtiyacınız olacak. Tabi bu aşamadaki rakkasları denemek için önce SIV uçuşlarınızı tamamlamış olmanız lazım. Bahsetmeye bile gerek görmedim. Mümkünsede bol bol kravat deneyimi iyi olur.
Hareketin zamanlamasında sorun varsa buda yukarıda anlattığım iki seçenekle son bulabilir. Özellikle fazla uzun süren bir dönüş kanadın enerjisini yiyecek ve bir sonraki dönüşe yetersiz enerji ile girmenize sebep olarak hareketi bozacaktır. Diğer bir sorun ise gereğinden fazla frenleme yapmak. Aynı şeyler onun içinde geçerli. Fazla ağırlık aktarımı sorun teşkil edermi bilemiyorum ama benim mevcut tecrübelerim hayır diyor. Ama tek sorun kanadın hızla iyi bir rakkasa girmesi olacaktır. Sakın ama sakın ağırlık aktarımını küçümsemeyin. Sadece ağırlık aktararak bile güzel bir rakkas yapılabilir. Dönüşler yavaş kaldığı için muhtemelen kapanma riski daha fazla olacaktır.




17-21 Ekim Ölüdeniz

Manhat Manisa Havacılık Topluluğu üyeleri her yıl olduğu gibi bu yıl da bir mani keder çıkmadığı taktirde.Ölüdeniz deki havacılık etkinliklerine katılacak.
Festival mevsiminde Ölüdeniz e gidenlerin Yurt içi yurt dışı katılımların olduğu havacılık festivalinde usta pilotları izliyerek yamaç paraşütü ile neler yapılır neler yapılamazı gördükleri kendilerini geliştirdikleri aşikar organizasyonlardır.
Yamaç Paraşütü ne gönül vermiş kendisini geliştirmek isteyen aynı zamanda da hoş bir kaç gün geçirmek isteyenlerin adresi Ölüdeniz.

Geleneksel Manhat İftarları

dsc02096.jpg

Her yıl gelenekselleştirdiğimiz İftar programlarına geçen hafta bir yenisini daha ekledik.
Katılımın yüksek olduğu iftarda yine de tam sayıya ulaşamadık.
Öğrencilerimizin ve üyelerimizin tamamını değişik mazeretleri nedeniyle tam olarak bir araya getirmek mümkün olmadı.
Belki seneye.

.

İzmir den Akhisar dan Manhat dostları

dsc02099.jpg

dsc02097.jpg

.

.